Çocuğunuzun yaşına göre birkaç kısa soru. Sonuç bir hastalık adı vermez.
Kelime şart değil. Jest, ses ve size dönüp bakması daha çok şey söyler.
Adıyla seslenince dönüyor mu?
Her seferinde olması gerekmez.
El sallama, işaret etme gibi jestleri var mı?
Hece tekrarları duyuluyor mu? Ba-ba, ma-ma gibi.
Bir nesneyi size gösterip yüzünüze bakıyor mu?
Basit bir sözde (“gel”) ara sıra harekete geçiyor mu?
Bir avuç kelime ve işaret bu aralığın omurgasıdır.
Anlamlı birkaç kelimesi var mı?
Hayvan sesi de kelime sayılabilir, siz anlıyorsanız.
İstediği şeyi parmağıyla gösteriyor mu?
“Bu ne?” deyince nesneye bakıyor mu?
Yeni bir sesi ya da kelimeyi taklit etmeye çalışıyor mu?
Sizi bir şeye ortak etmek için bakışını nesneyle yüzünüz arasında gezdiriyor mu?
İki kelime yeni yeni yan yana gelebilir. Hiç kelime olmaması ayrı bir yerde durur.
İsteklerini kelimeyle belirtebiliyor mu?
İki kelimeyi yan yana getirdiği oluyor mu?
Anne gel, bu su gibi.
Aile, ne demek istediğini çoğu zaman anlıyor mu?
Tanıdık bir resmi ya da nesneyi gösterebiliyor mu?
Jest ya da kelimeyle derdini anlatabiliyor mu, yalnızca elinizi mi çekiştiriyor?
Yalnızca çekiştiriyorsa hayır deyin.
İki ile üç arasındaki sıçrama her çocukta aynı ayda olmaz.
İki kelimelik birleştirmeler duyuluyor mu?
“Bu ne?” gibi basit bir soruya yanıt deniyor mu?
Aile dışından biri, söylediğinin bir kısmını anlıyor mu?
Son aylarda yeni kelimeler eklendi mi?
“Ayakkabını getir” gibi kısa bir yönergeyi yerine getiriyor mu?
Kısa cümle ve soru, bu aralığın sık görülen tarafıdır.
Üç kelimeye yaklaşan cümleler kuruyor mu?
Tanımadığınız biri, söylediklerinin önemli bir kısmını anlıyor mu?
Ne, nerede gibi sorular soruyor mu?
Günün bir olayını, kısa da olsa anlatmaya çalışıyor mu?
Konuşurken belirgin bir zorlanma, kaçınma ya da uzun süren takılma var mı?
Varsa evet deyin.
Küçük bir olay anlatılır, yabancı kulak çoğu şeyi çözer. Her çocukta aynı netlikte değil.
Olan biteni birkaç cümleyle anlatabiliyor mu?
Yabancı biri konuşmanın büyük bölümünü çözebiliyor mu?
Sohbet bir tur sürdürülebiliyor mu?
Neden-sonuç içeren kısa bir açıklama deniyor mu?
Konuşmaktan belirgin biçimde kaçınıyor mu?
Kaçınıyorsa evet.
Günün sırası ve seslerin büyük bölümü. R hâlâ oynak olabilir.
Gününü kabaca sırasıyla anlatabiliyor mu?
Çoğu kişi ne dediğini rahatça anlıyor mu?
Anlaşılmasını engelleyen ses hataları belirgin biçimde azaldı mı?
Okul ya da anaokulundan bir şeyi size anlatabiliyor mu?
Konuşurken yüzde gerilme ya da kelimeyi yarıda bırakma sık mı?
Sıksa evet.
Evdeki sohbet yetmeyebilir. Sınıf yönergesi ayrı bir yerde durur.
Sınıftaki ya da evdeki iki adımlı yönergeyi takip edebiliyor mu?
Yaşıtlarıyla sohbeti sürdürebildiği oluyor mu?
Konuşması, alay edilecek kadar güç anlaşılıyor mu?
Öyleyse evet.
Anlatırken cümleler hâlâ çok kısa ve dağınık mı kalıyor?
Dağınıksa evet.
Kekemelik ya da belirgin takılma, gerilimle birlikte sürüyor mu?
Sürüyorsa evet.